Ana sayfa
12 Aralık 2017 ( 33 izlenme )
Reklamlar

'Ağzından haram lokma inen belediye başkanını yaşatmam'

Detaylar ..                                                                                                                                                                            

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddiasıyla görevden alınan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’yi savunarak “Bir belediye başkanının ağzından haram lokma inerse o başkanı yaşatmam” dedi. Kılıçdaroğlu TBMM Genel Kurulu’ndaki 2018 bütçe sunumunda şunları söyledi:

MAHKEMEYE GİTTİ BERAAT ETTİ

“DAHA önce havuz medyasında haberler çıktı Ataşehir’le ilgili olarak. Açtım telefonu Ataşehir Belediye Başkanı’na ‘Gideceksin, kendin, ailen için savcılığa suç duyurusunda bulunacaksın’ dedim. Gitti bulundu 13 Mayıs 2015’te. Karar 3 Ağustos 2017’de çıktı, hiçbir şey yok. Karar kesinleşti. Havuz medyasının ‘Buz Rezidans’ olarak takdim ettiği. Orada da bakanlık müfettişlerini gönderdi, incelendi, ‘Soruşturma açılmasına gerek yoktur’ diye karar verildi. Olay bakanlığa intikal ediyor. Bakan da diyor ‘Soruşturmaya gerek yoktur’ diye. Ama AK Parti’nin Ataşehir Belediye üyeleri bakanın kararına itiraz ediyorlar. Dosya Danıştay’a gidiyor. Danıştay ‘Soruşturmaya gerek yoktur’ diyor. Sonra, Erguvan Barış Park. İhbar gidiyor İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, beraat ediyor. Şimdi siz kalkıyorsunuz açığa alıyorsunuz. Açık ve net söylüyorum; Bir belediye başkanının ağzından eğer bir lokma haram lokma inerse o belediye başkanını yaşatmam.

KÜRSÜDEN ÖZÜR DİLEYECEĞİM


Sonra döndüler, kızım bir daire almış. Buradan CHP milletvekillerine söylüyorum, benim ailem, çocuklarım, torunum, damadım, hatta ve hatta dünürlerim, hepsi için araştırma önergesi verin ve hepsi araştırılsın. Beş kuruş bulursan, gelip bu kürsüden özür dileyeceğim. Ama ben bu Ankara’daki beylere de seslenmek isterim. Benim gösterdiğim cesareti siz gösterebilir misiniz? Allah kimseyi zalimin elinde emir kulu yapmasın. Zalimin elinde emir kulluğu yapanlar en çok döneklerdir, bunu da kimse unutmasın.

DOSYAYI YENİDEN AÇALIM

Binali Yıldırım Bey’e açık ve net çağrı yapıyorum: Gel kardeşim, bu dosyayı (Zarrab) yeniden açalım. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) dönemin başbakanının önüne üç sayfalık bilgi notu koydu. MİT açıklama yapmış ‘Rapor vermedik’ diye. Ben de biliyorum rapor değil, bu bir bilgilendirme notudur, ‘Bunlar ortaya çıkarsa partiniz zor durumda kalır’ diye. Eğer MİT ‘Ben bu notu koymadım’ diyorsa MİT’in önüne kocaman bir anahtar vuralım ve MİT bu görevi bıraksın artık. Soru şu: Bu şarlatana, bu rüşvetçiye devletin sırlarını kim verdi? Sayın Binali Yıldırım’a soramıyorum çünkü MİT’i ondan aldılar, MİT’i yukarıya bağladılar. ” 

MAN’CILARIN YÜZÜNDEN

Kurumlar Vergisi Kanunu 30’uncu maddenin 7’nci bendi ‘Vergi cennetlerinde şirket olur ve bunların paraları Türkiye’ye gelirse yüzde 30 vergileriz’ diyor ama vergi cennetleri listesi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. 2006, şimdi 2017, 11 yıldır belirlendi mi? Belirlenmedi. Niye belirlenmiyor? Bu Man’cılar yüzünden belirlenmiyor. Siz sormayacak mısınız bu hükümete? Parlamento iradesini ortaya koydu, vergi cennetlerinin çıkması lazım. ‘Efendim, biz tespit edemedik.’ Ben ipucu vereyim, çok basit: Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanı’nı çağırın, size en geç ama en geç 15 dakika içinde listeyi verir ama siz bunu çıkartamazsınız. Çünkü sizin iradeniz de saray tarafından ipoteğe alınmış durumda.

ALTINI KİM GÖTÜRDÜ


İran diyor ki, ‘Bizim 8.5 milyar dolarımız kayıp.’ İran’la işbirliği yapmalıyız, orada görüşüldü ve temizlediler, biz oturup bu pisliği temizlemeliyiz. Diyeceksiniz ki, ‘Dosyayı nasıl açabiliriz?’ Çok basit. Size bir olay anlatacağım. 1 Ocak 2013, Gana’dan bir kargo uçağı kalkar, Atatürk Havalimanı’na iner, gümrük beyanları verilir. 1.5 ton doğal taş getiriliyor. Bir gümrükçü diyor ki, ‘Ya, görelim bakalım, bizim bilmediğimiz bu taşlar nasıl?’ Gidilip bakılır ki içinde 1.5 ton altın var. Sonra sahte belgeler düzenleniyor, Sayın Yazıcı bir soruşturma talimatı veriyor. Asıl hikâye burada başlıyor. O sahtekârlığı anladık, doğal taş yerine altın. Müfettiş raporunda diyor ki, ‘Bu altın 1.5 ton olarak geldi ama Türkiye’den çıkarken bize verilen beyannamede 292 kilogram altının -parantez içinde- borsa değerine göre 14 milyon 600 bin dolar değerinde- parantezi kapatıyor, herhangi bir gümrük işlemine tabi tutulmaksızın Türkiye’ye sokulduğunu tespit ettik’ diyor. Şimdi, Sayın Binali Yıldırım, siz ülkenin Başbakanısınız. Eğer bu ülkeye sahte yollarla altın geliyor ve bunun 292 kilosu çalınıyorsa ve Türkiye’ye meşru olmayan yollardan sokuluyorsa bu soruşturmaya buradan başlayın; bu altın ne oldu? 292 kilo altını kim çaldı, kim götürdü? Bu malı götüren adamı bulmak bizim namus borcumuzdur.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Burhan Kuzu'dan Zarrab Davasına İlginç Yorum ABD-İNGİLİZ-FRANSIZ... ALAYINDAN TÜRKİYE'YE ŞOK TAVIR!.. ABD’li asker YPG’lilerle halay çekti! Trafikte tartıştıkları gazileri döven saldırganın babası: Oğlumun hayatından endişeleniyorum